Anasayfa / Genel / Ailede Huzur Arayışları

Ailede Huzur Arayışları

Ailede Huzur Arayışlarımız

Ailede Huzur Arayışlarımız

Ailede Huzur Arayışlarımız

Masum bir bebek olarak dünyaya göz açarız. Hayat bize çok ilginç gelir. Etrafı iyice izlemek isteriz ama o kadar güçsüz bir bedene sahibiz ki, yorulup vazgeçeriz. Korunmasız olduğumuzu anlarız ilk andan itibaren, ta ki annemizin kucağında o güven duygusunu alana kadar… Annemiz bizlerin evidir, korunağıdır, sevginin ilk resmidir. Zaman geçer bizler onların merhametinin yansımasında büyürüz, nice zorluklarla hayatı yaşarken, hep yanımızda değişmeyen desteğimiz ailemiz olur.

Aile olmak, baştan sona hayatı birlikte yaşama arzusu duymaktır. Sadece kan bağıyla değil, gönül bağıyla da bağlanmaktır. Herkesten çok sevmek ve onların başına bir şey gelmesi korkusuyla yaşamaktır. Aile olmanın nitelikleri belki de yazmaya kalksak sayfalar dolusu yazı çıkarır da bizlere halen anlatamayız. Ama esasları üzerine değinirsek, sevmekle başlayan, Saygı duymakla korunan, Yardımlaşmasıyla güçlendirilen, geçirilen zamanla da kuşatılan değerin adıdır.

Aile olmanın değeri büyük ama bizler gerçekten, bu değerin farkında mıyız, düşünmek gerek. Hayatın getirdiği sorumluluklar ve çoğalan çevremiz bizleri bazen aile bağlarında kopukluğa sürüklüyor. Sadece aile bağlarımız kopmuyor aslında, aile bağlarımızla birlikte, bizlerde kendimizden kopuyoruz.

Yalnızlaşıyoruz her geçen gün. Psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyoruz. İçimizdeki yorgunluk her geçen gün artıyor, depresif haller sergiliyoruz. Aile olmayı başaramamanın cezasını hayatımızla ödüyoruz.  Her geçen gün mutsuzlaştıkça bahanelere sığınıyoruz, vesveselere kapılıyoruz. Her sorun biraz daha güçlendirmesi gereken aile bağımızı, tam tersi biraz daha inceltiyor. Neden bu kadar önemli olan bir bağı koruyamıyoruz, yada bu değerin hayatımızdaki rolünü bir türlü göremiyoruz.

Aile olmak bir yan rol değildir, hayatlarımızın başrolüdür. Belki bizler daha cafcaflı olan karakterlere yöneliyoruz, aile olmanın değerini göremiyoruz ama bu önemini düşürmez. Bunu zaman geçtikçe daha iyi anlayacağız ama mesele zaman bizi çaresiz bıraktığı ve geri dönüşünde zor olduğu o döneme kadar beklemeden, bugün henüz bağımızı korumaya almak, daha kolayken farkına varabilmektir.

Aile olmak bu kadar önemliyken bizim gözlerimizi perdeleyen sebepler neler, bunları düşünürsek, sizce neler ortaya çıkar? Evet, düşünmeye başlayalım mı?

En son aile üyelerimize ne zaman onları sevdiğimizi söyledik, hatırlıyor muyuz?  Şöyle dolu dolu bir «Seni Seviyorum» duyduk mu bir süredir. Peki ya en son ne zaman eşimize, annemize babamıza, çocuğumuza ne zaman teşekkür ettik, yaptıkları için minnet duyduk. Sen hayatımın bir parçasısın ve çok değerlisin, diyebildik. Özür diledik mesala, en son yaptığımız hatamızdan dolayı, yada yapmamız gereken bir şeyi unuttuğumuzda veya beklenen bir isteğini karşılayamadığımızda…

Ne zaman içimiz sıkıldığında onlarla paylaştık yada darıldığımızda karşımıza alıp; Çok üzüldüm biliyor musun? Deyip içimizdekileri güzel bir dille söyleyebildik. Yoksa gurur yapıp anlatmadık ve anlamasını mı bekledik… Bir kavganın ortasına mı sürükledik belki de farkında dahi olmadığı bir hatası yüzünden… Suratımızı mı astık günlerce, çocuğumuza eşimize, anne babamıza… Ne geçti peki elimize, düzeldi mi her şey? Sorunlar çözüldü mü, yoksa biz biraz daha mı yazlnızlaştık, biraz daha mı koptuk kalplerimizden…

İşe yaramayan bu yöntemlerimizi neden halen kullanmaya devam ediyoruz, bizi buna zorlayan biri mi var? Görüyoruz ki, gururumuz bize yardımcı olmuyor, ailemizle aramızı açıyor, bizi yalnızlaştırıyor…. Neden devam ediyoruz, bu işe yaramaz davranışlara? Anlatmadan anlaşılmak istiyoruz, değil mi? Çok güzel bir istek, kesinlikle itiraf etmeliyim, ben de çok isterdim ağzımı dahi açmaya gerek kalmadan anlaşılmayı, ama hayal dünyasında yaşamıyoruz!  İnsanız, üstün güçlerimiz yok, kalplerimizi de okuyamayız, bu yüzden Allah bize dil vermiş. Kavga için değil, kendimizi anlatmak için…

Hayatımızı şöyle bir gözden geçirelim, neler hayal etmiştik, neler yaşıyoruz? Hayallerimizle ne kadar da farklı bir hayatım var diye düşünüp, iç çekiyorsak eğer, bu çoğunlukla yanlış  kişilerle olduğumuzdan değil, yanlış iletişimimizden kaynaklı olduğunu bilmeliyiz. Davranışlarımızı, duygularımızı en çok da dilimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. Bunun kadını erkeği, yaşlısı genci de yok. Huzur istiyorsak, çaba göstermek zorundayız. Huzur istiyorsak, doğru iletişimi öğrenmeliyiz.

Ve Huzur istiyorsak Gerçek bir Aile olmayı öğrenmeliyiz….

Yazar; imtihan

Hakkında admin

Bir yorum

  1. Emeğinize sağlık.. Allah c.c razı olsun,guzel bir paylasımdı ve devamını dilerim……….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top