Anasayfa / Genel / Emanetleri Korumanın Birey ve Toplum Açısından Önemi Nedir

Emanetleri Korumanın Birey ve Toplum Açısından Önemi Nedir

Emanetleri Korumanın Birey ve Toplum Açısından Önemi Nedir

Ne ara bu kadar değiştik. Dün evimizin anahtarını komşumuza verebiliyorduk. Ondan çekinmiyor, aklımıza da vesvese gelmiyordu teslim ettiğimiz şeyler hakkında. Evimizin, iş yerimizin kapısını açık bırakıp camiye gidebiliyor, paramızı akrabamıza, komşumuza, eş dosta gözü kapalı verebiliyorduk. Bugün ne oldu da bizlere bu kadar güvensiz olduk birbirimize.

Şeytan bizleri uzaklaştırmak, aramızı açmak için bize ilk yalanı fısıldadı. Yalan söylemeye başlayınca artık güven de kayboldu aramızda. Dün, dünya kadar parayı gözü kapalı emanet olarak verirken yakınlarımıza, bugün yüz lira verince şüphe duyar olduk. Sadece emanet de değil, bir ihtiyaç sahibi borç istediğinde dahi, onun ihtiyacından çok acaba geri verecek mi demeye başladık.

Müslüman, emin insan olmalı. Peygamber efendimiz nasıl ki kendini sevmeyen müşrik, kâfirler tarafından dahi herkes tarafından doğru insan kabul edilmişse, bizler de öyle olmalıydık.

Hem güvenilir olmalı hem de güvenmeyi öğrenmemiz gerekmektedir. Herkese her şeye şüpheyle bakmak sadece aramızdaki bağı zayıflatır. Bu yüzden tedbirimizi almalı ama doğru olanı da yapmalıyız.

Emanet almaya almaya ya da emanet birbirimize vermeye vermeye bu özelliği unutur olduk. Dün malını, eşini, kızını emanet eden Müslüman kardeşlerimiz, bugün korunmak için kapı üstüne kapı yapar oldu evlerine, kilit üstüne kilit vurdu kapılarına… Korumalar tutuldu, köşe bucak kameralarla doldu.

Söyleyin bana biz Müslüman toplumu isek nasıl olurda, el emin olan Peygamberimizin ümmeti bu kadar güven sorunu çeker oldu.

Bizler Allah’ın bizim için seçtiği ve fıtratımıza en uygun olan İslam dinine tabiyiz. İslam dinine girebilmek için, önce Allah’a iman ederiz hem kalben hem de dil ile. Daha sonra da Allah rızası için ahlakımızı kemalata erdirecek güzel ahlak ve salih amelleri işleyerek İslamcı olabiliriz. Yani iman ettim demek, bizleri İslamcı yapmaz. İslam bir din ve o dine uyacak ahlak amel yapılmadıkça o dine tabi olduğunu düşünmek bir şeyi hayal edip onu yaşadığını sanmak gibidir. Karşımızda çok lezzetli bir yemek yeniliyor, siz yemiyorsunuz izliyorsunuz, ne kadar tat alabilirsiniz izleyerek. Bu yüzden bu dinin gereklerinden olan ahlakı edinmeliyiz.

Emanetleri Korumanın Birey ve Toplum Açısından Önemi Nedir

Emanetleri Korumanın Birey ve Toplum Açısından Önemi Nedir

Birbirimize ve kendimize güvenmeyi öğrenmeliyiz. Kendimizi sorgulamalıyız, bana emanet edilse bu emanete ne kadar sadık olabilirim diye. Samimi şekilde bu sorguyu yapmalıyız. Böyle direk sorunca düşünmeden verilecek cevap bellidir, tabi ki emaneti korurum, diye cevap veririz. Ama karşımızdaki hiçbir insana güvenmezken kendimize nasıl bu denli güvenebiliriz, mümkün mü sanıyorsunuz siz bunu? Kimseye güvenmeyi bilmeyen insan, özünde kendine de güvenmez. Bu yüzden iyi düşünmeliyiz. Güven duymayı ve emin olmayı öğrenmeliyiz.

O refah toplum düzeyine ancak, emanet ehli olursak ulaşabiliriz. O zaman ne hırsızlık olur malımıza, ne canımıza, namusumuza kast edilir. Hem insanlardan hem Allah’tan korkarız. Yüzüne nasıl bakarım, bana güvenmişti, deriz. Ama kimse kimseye güvenmezken akla bu gelmediği gibi, şeytan vesveseye hazır şekilde kapımızda bekler. Zaten sana güvenmiyor, boş ver onu mu düşüneceksin, çal çırp, zarar ver. Zaten sen güvenilir biri değilmişsin, bunu yapsan da kimse şaşırmaz…gibi bir sürü vesvese verir.

Şeytanın aramızı açmak için yaptığı her vesveseden korunmalıyız. Gerçek birer kardeşler olarak birbirimize sadık olmalı ve birbirimize güven duymalıyız…

Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez…  Al-i imran/ 75

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler… Mu’minun /8

Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler, Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar, Namazlarını koruyanlar işte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar. Mearic /32-35

Yazar: Derya TURKAY

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top