Anasayfa / Genel / Gökyüzünden İnsanlığa İnen Yağmur Şiiri

Gökyüzünden İnsanlığa İnen Yağmur Şiiri

Masumlara şiir

Gökyüzünden İnsanlığa İnen Yağmur

Bulutlar toplanıp tüm haberlerini üzerime yağdırıyor bugünlerde

Bazen değen her damla yakıyor canımı, acıtıyor

Sanki Ebrehenin Kuşları taşıyor yağmurları

Pişirilmiş bir çamurdan balçık değdikçe pul pul ediyor bedenimi

Bazen de hüd hüd oluyor bir gerçeği anlatıyor bana

Sevincin namelerini duyuruyorlar ney seslerinde

Bulutların taşıdığı yağmurlar…

Ne yapacağını kim bilebilir ki…

Gün olur getirirsiniz damlalarını tane tane ve ahenkle dökersiniz toprağa

Gün gelir boşalırsınız amansızca

Günlerdir, aylardır belki yıllardır kanayan yüreğin namelerini dökersin insanlığa

Bazen olur şimşek şimşek çakılır kaşların, kızarsın umursamaz, vurdumduymaz insanlığa

Gün olur haykırır, bağırır ve hatırlatırsın korkunun ne demek olduğunu

Ve ölümün o soğuk rüzgârlarını estirirsin dört bir yanda…

Ah edersin ne yapsan da anlamayacak olan insanlara

 

Bir yandan topraklarda tomurcuk veren çocukların güzelliği

Bir yerde beli bükülmüş mazlumlaşmış yaşlılar,

Bir yanda rızkının peşinde koşan karıncalar

Diğer yandan herkesi yok etmeye çalışan hırsın karabasana bürünmüş haliyle yeryüzüne inişi

Sen de ne yapacağını bilemiyorsun bizler gibi…

 

Bakıyorsun öyle

Diyorsun iyi de var kötü de, yanlış da var hata da…

Yakıp yıksam, çarpsam yazık oluyor mazluma

Hep gülücük saçsam da şımardıkça şımarıyor insanlar

Hele o zalimler var ya

Anlamıyorlar hiçbir çığlığı, felaketi

Arsızca yaşadıklarına şahit oldukça bulutlarını karartıyorsun…

Senin gibiyiz bizde

Güneş açmak istesek de, inatla kapatıyorlar kalbimizin pencerelerini

Sükûnete bürünmek için çabalasak da

Kulağımıza gelen sinsi çağrılar ve bitmek bilmeyen haksızlıklarla bozuluyor sakinliğimiz

Ve sana da söylendikleri gibi söyleniyorlar bize de…

Beğenmiyorlar hiçbir şeyiGökten yağan ateş damlalar

Nankörlük peşinde sürüp gidiyor hepsi

Kim mantıksız bir yol seçmişse, o yol daha bir kalabalıklaşıyor

Kim de Hakkı döküyorsa, yanı boş kalıyor…

Şatafatlı bir Gökkuşağı salmak lazım illa

Gerçi onun bile hükmü kaç gün sürer acaba

Her gün doyumsuzlukla daha daha diyen bir insanoğlu

Oturup saymaya kalksa sayamayacağı kadar nimeti az bulur

Hep bir kaçırma peşinde, sanki aç kalacak

Herkesin rızkı birer birer sunuluyorken önlerine

Gözleri hep diğerinin üzerinde

Hangi anı kollasam da alsam diye düşünüyorlar öylece

Bitmek bilmeyen bir nimeti bile paylaşamıyorlar

 

Bu halleriyle ne kadar ayıp ettiklerini bile görmüyorlar

Göğe ve Gökten nimetini indiren Rabb’ine…

Acaba bilmiyorlar mı, dünya tükense de Rabb’i dilemedikçe kimse aç kalmayacağını

Bilmiyorlar mı Rabbimizin gücünü ve Kudretini

Yahut bizleri kuşatan Rahmetini

 

Ey insan ne diye bu hırsı başına tac ettin söyle

Kim ne yapıyordu da sana bu hale büründün

Açgözlülük ve vurdumduymaz olmakla nereye gitmek istiyorsun böyle

Dünyada bile kör olduğun Rahmetin, ahirette ulaşacağına mı inanıyorsun ki

Bu kadar zalimce adımlar atıyorsun her yere

 

Ey insan var olduğunda Sana varlıkların değerlisi denmiş

Lakin şuan adını duyan her canlı kaçıyor, gizleniyor köşelere

Neden bu denli değiştin

Bu kadar vahşi oldun söyle

Anlatacak bir sebebin var mı bizlere

Kurtlar, çakallar bile korkuyor senden

Yeri geliyor şeytanlara bile vay be dedirtiyorsun hallerinle

Nedir seni bu zirveden düşürüp yuvarlayan diplere…

yazan: imtihan

 

İmtihan’in Diğer Şiirleri:

Haramsız Sevda Yolunda Yürümek

Çaresiz Kelimelerime Sığınıyorum Şiiri Oku

Sabır Şiirleri Oku

 

Hakkında imtihan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top