Anasayfa / Dini Kıssalar / İman Dolu Kadınların Mücadelesi

İman Dolu Kadınların Mücadelesi

İman Dolu Kadınların Mücadelesi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Yer Uhud meydanı nice sahabi o meydana kılıçlarını düşürüyor meydanda ama Hz Nesibe düşen kılıçlardan birini alıyor. müşrikler Peygamberi sav i yaralamış sahabiler dağılmış. Durumun ciddiyeti anlayan Hz Nesibe Savaşın içine dalar.

Efendimiz sav onu görünce elinden Kılıç düşmüş sahabinin birine git kalkanını Nesibe’ye ver der. Baksana nasılda yiğitçe savaşıyor. O bir elinde kılıç, bir elinde kalkanla Peygamberimizi sav koruyordu. Bu hal içindeyken, bir ara gözü oğlu Abdullah’a takılır. Baktığı esnada oğlu bir kılıç darbesiyle kolunun kesildiğini görür. Anne şefkatiyle koşar oğlunun yanına ve belindeki kuşağı çıkarıp, yarasını sarar.

Hadi oğlum, der. Zaman durma zamanı değil. Git ve Resulullah’ın önünde savaş.
Pes etmek aklının ucundan dahi geçmez. Benden bu kadar oğlum yaralandı, ben ve oğlum çekileceğiz diye düşünmüyor. Niceleri kılıç darbesiyle bırakmıştı, ben neden bırakmıyayım demiyor ve kadın haliyle Peygamber’i ve ümmeti düşünüyordu.Bu hali bize şunu anlatıyordu: Hz Nesibe: Seven sevdiğinin yolunda canını verene kadar mücadelesini bırakmaz!… Bu bir lafla beyan edilmiş bir sevgi iddiası değildi. Meydanda can havliyle gösterilmiş bir iman örneğiydi.

Severek omuzlarına aldığı bu davayı yüceltmek adına herşeyi feda etmeye hazırdı.
Nesibe’nin Peygamberi bütün gücüyle savunması ile etraftan Peygamber ölmedi, nidaları duyulmuştu. Bu haberle Sahabe bir kez daha dirilmişti, toplanıp düşmanla mücadelesini daha bir Azimle sürdürmüşlerdi. Fakat bu haberi duyan ve bu haberle çılgına dönen karayüzlü bir adam vardı.

Sancağı taşıyan Hz Musab bin Umeyr’i şehid eden İbni Kamia!
O gün öyle bir hırsla savaşa gelmişti ki. Uzun boyu iri cüssesi ve giydiği iki zırhla dehşet saçıyordu. Tek bir amacı vardı. Peygamber’e ulaşmak, O’nu öldürmek ve İslam’ın yayılışını durdurmaktı.

Peygamber’e çok yaklaşmıştı. Nicelerini geçmişti ama önüne çıkan bir kadının karşısında duruyordu. Nesibe’nin ben ölmeden Peygambere gidemezsin diyişini gözlerinden duyuyordu. Sanki bakışlarıyla, ona haykırıyordu.

Resulullah uğruna nice canlar Feda! Sen kimsin ki geçesin bu iman duvarını!
O’nun imanı ve Peygamber aşkı Nesibe’yi cesaretli kılmıştı. Aşkla mücadele ediyordu.
Savaş esnasında o da yaralanmıştı. Aldığı yara bir yılda zor iyileşmişti. Ama O’nun için önemli değildi, o ölüm pahasına bu yolda ilerlemişti. Peygamber Efendimiz Nesibe’nin bu halini hayranlıkla seyretmişti.

Kim Nesibe’nin yaptığını yapabilirdi. Kim O’nun yaşadıklarına katlanabilirdi?
Peygamber Efendimiz daha sonra Uhud’u anlatırken şu sözleri söylüyordu: Vallahi, Uhud günü nereye baktıysam, Nesibe’yi gördüm. Sağımda, solumda, önümde, arkamda… Her tarafta o vardı. İşte Hz Nesibe buydu…

Bugün 8 Mart değil mi? Böyle Nesibe’ler her daim başımızın tacıdır.
Yine bir gün, Hz Nesibe Peygamberimizin yanına gelir. Ya Resulullah Kuran’ı okuyorum. Bakıyorum hep erkeklerden bahsediyor. Herşey erkekler adına, her müjde onlara, her güzel söz onlara ama biz kadınlardan bahsedilmiyor.

Bırakalım da Hz Nesibe bu soruyu sorsun. Onca mücadelesiyle erkeklerden bile daha yiğit. Oğlunun kolu kesilmesine rağmen ki O bir anne bir erkeğin hissedemeyeceği kadar yavrusuna düşkünken, Onun tek bir derdi vardı. O da Allah rızası…
Peygamberimiz bu sözüne tebessüm etti. Birşey demedi Resulullah. Bir süre sonra Ahzab suresi 35. ayet indi.

Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.

İşte bir Hak talep edecekse, bir istek de bulunacaksa bir kadın Hz Nesibe’yi örnek almalıdır.
Allah kadınlarımıza Hayırlı bir hayatla yaşamayı nasip etsin.
Ve #8Mart gibi tek birgünle değil bütün günlerde değerlerinin bilinmesi umuduyla…

Sohbet Yazarımız: Für

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top