Anasayfa / Genel / iSLamda Evlilik

iSLamda Evlilik

iSLamda Evlilik

Evliliğimizle Birlikte Dinimizi Kurtaralım!

 

Her şeyden çift çift yarattık ki, düşünüp öğüt alasınız. Zariyat/49

Evrende yaratılan her şey çiftler halinde yaratılmıştır. İnsanlar da yine kadını ve erkeğiyle bir bütünlük oluştursun diye eşli olarak yaratılmıştır.  Allah u Teala kadını ve erkeği yaratmasındaki manayı Rum suresinde geçen şu ayetten anlıyoruz: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”

 

Allah’uTeala imtihan hayatımızda bir dayanak ve huzur verici bir Lütuf, kolaylık olarak bizleri eşler olarak yaratmıştır. Kalplerimizin huzurunu sağlayan bir yoldur evlilik, bu yüzden evlenme imkanı olan herkes için önemli bir vecibedir. Allah’u Teala’nın kalp huzuru olarak geçirdiği bir konu Kendi Zikriyken diğeri de eş olarak yaratılmak olarak geçer ki, bu da bize ne kadar önemli olduğunu  gösterir.

Kalp Huzurumuz olduğu zaman, imtihan dünyasında yolumuza devam ederken, içimizde bir gücümüz olacaktır ve bizleri yanlışlardan koruyacaktır. Evlilik günaha engel olmak, konusunda belki de en önemli koruyucu özelliği taşımaktadır. Günahların artmaması, zinanın çoğalmaması ve devamında diğer günahlarında gelmemesi için evlilik müessesi korunmaya alınmalı. Her gücü yeten kişinin de, iman ehli bir kadın ve erkekle evlenmesi gerekmektedir.

 

“Ey gençler! Sizden evlenmeye güç yetirenler evlensin.” (Buhârî, Nikâh, 3; Müslim, Nikâh, 1)

“Kimin evlenmeye gücü yetiyorsa evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan alıkoyar ve iffeti en iyi şekilde korur…” (Buhârî, Savm, 10)

Evlilik Peygamber efendimizin sünnetindedir. Ve üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çünkü evlilik yukarıdaki hadiste de geçtiği üzere gözleri haramdan sakındırma yoludur. İffetimizi muhafaza etmemize yardımcı olur.

iSLamda Evlilik

iSLamda Evlilik

Evlilik bir fıtri ihtiyaçtır. Bu yüzden nasıl ki yemek yiyorsak, sohbetler ediyorsak vs evlilik ihtiyacı da vakitli yerine getirmediğimizde bizlerin iç huzurunu denge de tutmamız konusunda zorlanmamıza neden olur. Bizler nasıl ki açken gücümüz kalmıyorsa, evlenmediğimiz takdirde de kalplerimiz bu huzurdan mahrum kaldıkça acıkır ve güçsüzleştirir bizleri.

“Üç şeyi geciktirmeyin. Vakti gelince namazı, hazır olunca cenâzeyi ve denk birini bulunca bekârı evlendirmeyi.” (Tirmizî, Salât, 13/171)

 

Bir toplumun belki de günahtan uzaklaştırılmasının merkezi noktası aile olmaktan geçer. Çünkü aile kavramı yıkılırsa, herkes dağılır gider ve şeytanın karşısında güçsüzleşiriz. Bu yüzden şeytan insanların aile kurmasını istemez. Aile kurmayan insan topluma karışmakta zorlanır, yalnızlaşır ve nefsinin peşine düşmeye başlar. Şeytan birçok günahı işletebilecekken, insanların evlenmesini istemez. Bizlere de bu konuda bir çok vesvese verir. Evliliği bize korkutucu gösterir. Sorumluluklarını gözümüzde büyütür. Ya da sağdan yanaşarak, ya hayırsız ve istemediğimiz gibi bir evlilik yaşarsam deyip çok seçici olmaya yöneltir. Kusursuz insan aratır bizlere. Halbuki bizler de dahil kusursuz insan yok. Hepimizin iyi yönleri, kötü yönleri, eksikleri vardır. Bu gibi bahaneleri öne sürüp belki de çoğu insanın yaşları evlilik çağına çoktan ulaşmışken, evlilikten uzaklaştırmıştır ve bu süreci de iyice arttırmaya devam etmektedir.

 

Evlilik için hiç kriterimiz olmasın demiyoruz, elbette temel olan şeyler belirlenmelidir. Örneğin hadiste şöyle geçer;  “Kadın dört sebepten biri için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dindarlığı. Sen dindar olanı seç ki hayır ve bereket göresin!” (Buhârî, Nikâh, 15, Müslim, Radâ, 53)

İman ehli olması, ahlakı ve bizim için önemli belli başlı özellikleri ve en çok da Allah rızasını önemseyip önemsemediğini anlamaya çalışmalıyız. Fakat karşımızdaki insanda bu temel özellikler harici, kalbimizde ısınıyorsa, uzun bir liste ile karşısına çıkmamalıyız. Şu şu özellikleri olsun, zengin olsun, hiç kavga etmesin, hiç konuşmasın yada sürekli olumlu olsun vs. bu isteklerin hepsini bulma ihtimali zordur. Bu isteklere takılırsak, muhtemelen büyük çoğunluk bekâr kalır ve şeytan da amacına ulaşmış olacaktır. Bu yüzden diyoruz ki seçiciliğimiz önemli konularda ve duamızda, çabamızda hayırlı bir evlilik yolunda olsun.

 

Evlilikten uzaklaşmanın olumsuz yönlerini dünyada görmek mümkün. Modern ülkelere baktığımızda, bu ülkelerde zinanın inanılmaz oranda arttırdığına şahit oluyoruz. Aile kavramı olması gerektiğinden uzak ve çocuk sayısı da azalmaktadır. Hatta öyle bir hale gelmiştir ki, devlet politikaları evlilik ve çocuk teşviki için birçok yol aramaya başlamıştır. Çünkü bu yaşantı şekli başta ilgi çekici gelirken, şuan bir toplum olma niteliğini yok ettiğini anlamışlardır. Aile olamazsak, toplum da olamayız. Toplum olamazsak da büyük bir kaos yaşanır. Herkesin yeni bir devlet kurduğunu düşünün. Her insan kendi isteğini yaşamaya çalışırsa, evrende herkes bir birine düşman olacaktır. İşte bu yüzden toplum olmak zorundayız ve bu yüzden toplumun temeli olan aile kavramını evlenerek kurmamız gerekir.

 

Evliliği bir zevk işi olarak görmemeli, bir hayat felsefesi ve kritik bir değer olarak görmeliyiz. Ve birbirimiz evlilik konusunda soğutmak yerine, desteklememiz gerekmektedir. Aman evlenme boşa, kafan rahat olsun. İşini eline almışsın, şimdi koca derdimi çekeceksin ya da karın yok kafan rahat vs gibi evlilikten uzaklaştıran sözlerle birbirimize vesvese verip, şeytanın işini kolaylaştırmamalıyız. Bu sözler basit birer cümle değildir, bir toplumun ve dinimizin temelini kendi ellerimizle yıkmaya çalışmak olur. Sıkıntı yaşayabiliriz ya da yaşayan insanları görmüş olabiliriz. Bu gördüklerimiz yüzünden evlilikten uzaklaşmak ve uzaklaştırmak yerine, daha yapıcı ve mantıklı bakış açısı edinmeliyiz. Siz hiç kötü yemek yapanlar yüzünden açlıktan ölmeyi seçeni gördünüz mü? Görmedik değil mi, peki kötü evlilikler var diye neden vazgeçiyoruz bu kadar önemli bir konudan. Algımızı düzeltmeli ve bu konunun önemini görmeliyiz. Ve yıkıcı fikirler yerine yapıcı fikirler edinmeli, sorunlara takılmak yerine çözümlerle birbirimize nasihatler etmeliyiz.

İnsanların sorun yaşamasının nedeninin evlenmek olmadığını, asıl sorunların iletişim sorunu olduğunu bilmeliyiz. Kötü yönleri, eksikleri düzeltip, kendimizi ve evlatlarımızı ona göre yetiştirmeye çalışmalıyız. Yoksa evlilikten uzaklaştıkça, dinimizden de uzaklaşacağız ve haramın içinde boğulacağız.

 

«Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. Evlenme imkânını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar.» Nur 32

«Onlar sizin için, siz de onlar için birer elbisesiniz.» (Bakara, 187)

“Kim evlenirse imanın yarısını tamamlamış olur; kalan diğer yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!” (Heysemî, IV, 252)

 

Evlenip, dinimizin yarısını tamamlamalı, Allah’ın ve Resulünün bize nasihatini de yerine getirerek, sınavımızda kendimize yardım edelim İNŞAALLAH.

Yazar: Derya TURKAY

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top