Anasayfa / Genel / İslamda Kölelik ve Cariyelik

İslamda Kölelik ve Cariyelik

İslamda Kölelik ve Cariyelik

Dini kölelik. Çok ilginç bugün din adına köleleştirilen kitleler var. Ve maalesef uydurulmuş din, dini köleliği Hristiyanlıktan çalarak Budizm’den çalarak Rahmanizm’den çalarak; İslam’a, Müslümanların içine taşıyan korkunç bir dini kölelik kurumudur. Uydurulmuş din. Dini kölelik nasıl bir şey? Allah’ı alet ederek, inancı alet ederek, dini alet ederek, imanı alet ederek köleler elde edeniyorsun. Allah’ın hür yarattığı kulları kendine köle ediyorsun ve onlar üzerinde tasarrufta bulunmaya kalkıyorsun. Onların neye, nasıl inanacağına sen karar vermeye başlıyorsun. Hatta öyle oluyor ki, diyorsun ki ‘’ Hiç korkmayın, ben ahrette size kefilinizim’’ yani siz bana bırakın o işi ben Allah nezdinde size şefaat edicem yani Allah’ın nezdinde kayıracak sizi, sizi kurtaracak Allah’ın elinden alacak ve sizi cennete koyacak. Allah’tan rol çalacak yani tam bir şirk, tam bir putperestlik. Onun için Dini kölelik; köleliklerin en azgını ve en uslanmazı niye? Çünkü içine ‘’ Kutsallık’’ giriyor. İçine kutsallık girdiğinde insanlar sorgulamıyor. İçine bir parça din attığınızda hani tıpkı Şeyh’in Samiliğinin attığı gibi sizde içine bir parça ruhbanlık attığınızda, din kisvesine bürünüyor. Din kisvesine büründüğünde onu sorgulamaya, kalktığınızda Allah’ı sorguluyormuş gibi hissediyor insanlar, cahiller. Onu sorgulamaya kalktığında dini, imanı sorguluyormuş. Onu sorgulamaya kalktığında İslam’ı sorguluyormuş gibi. Onlarda özellikle bunu hissettiriyorlar ve sorgulamaması için bunu kullanılıyorlar, Allah ile aldatıyorlar. Velee yeğurrennekum billeehil ğaruur ‘’Sakın aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın’’ dediği halde Kuran; buna karşı uyardığı halde, çünkü Allah ile aldatmak, aldatmaların en alçağı. Dini kölelik, köleliğin en uslanmazı, en arsızı, en alçağı zira din adına köle ediyorsun, Allah diyerek aldatıyorsun Allah’ıda alet ediyorsun ve Allah’ın hür yarattıklarını kendine köle ediyorsun. Ondan sonrada bu köleliği sürdürmek için bin bir türlü yalana başvuruyorsun, bin bir türlü hileye başvuruyorsun, bin bir türlü sahtekarlık yapıyorsun. Peygamber ile görüştüm, Allah ile görüştüm, Mehdi’yim veyahut Hızır ile görüştüm. Yani bitmiyr ki yalan bitmiyor ki, sahtekarlık bitmiyor ki, Hızırlık bitmiyor yani. Dolayısı ile Hızırla görüştüm, o Hızır’la görüştü o da olmadı bitmiyor dedimya; falan şu kişi beni rüyasında görmüş öyle böyle. Bunun okkası, gramı var mı, rüya metre varmı? Gördü mü, yalan mı, doğru mu? Nerede rüya ile iş geldi orada yalan başlar. Gördü, görmedi, görse ne olur rüya ile amel olunmacığı aşikardır. Rüyanın bilinç altının depolandığına dolmuş olanların taşması olduğunu işi bilen biliyor. Düşünün bu adamı nasıl uyandırıcaksınız? Adam rüyayı din edinmiş. Adamın Tanrı’sı rüya olmuş.

Bazı tarikatlarda şöyle bir şey var Şeyh’i sevindirmek için yalan söylemek mübahtır. Neden? Şeyh sevininince Allah sevinecek ya Allah’ın sevinmesi ona bağlıya. Dolayısı ile korkunç bir yalan döngüsü, sahtekarlık döngüsü. Bunlarla baş edemezsiniz mümkün değil. Bir ipliğini çekseniz kırk tane yaması dökülür. İmanı yalan, dini yalan, samimiyeti yalan hepsi yalan hepsi. Onun için nereye el atsanız yalan çıkıyor. Bu yazıyı okuyan değerli kardeşlerime sesleniyorum; ilimle uğraşan, ilim talebelerine. Din adına söylenmiş, yalanları ortaya çıkaracak, yalan avcıları olsunlar. Yalan timleri kursunlar. Yalanı avlamak, yalanı bulmak, din adına ortaya atılmış işte falanca uçuyormuş, falanca kaçıyormuş, falanca kitabında demişki şöyle şöyle bunlara Allah rızası için, bu ümmetin tarihinde eğer bir necasetten taharetten yapılmak isteniyorsa bu necasettir, necaset çok hafif kalır bunun yanında bu su ile yıkarsınız gider ama imanımıza içine girmiş necasettir bu , yalan avcılık timleri kursunlar ve bunları yayınlasınlar Allah rızası için kardeşlerim. Bugün interneti bir nimete dönüştürebilirler, internetten şikayet ediyoruz ama bu bir nimete dönüşebilir yalan avcılığı yapsınlar. Bakın çok güzel Arapça bilen kardeşlerimiz var alsınlar eserleri ellerine yani o mesela nefahatü’l-üns min hadarati’l kuds diye Molla Camii denilen o dinin içine düzme yalanları almaktan, atmaktan utanmayan bir adam var. Beyazid çağırdı bunu Fatih’in oğlu Beyazid. Babasına dinsiz diyen Beyazid çağırdı. Osmanlı’nın dininin cıvkını çıkaran adamdır bu. Çıktı geldi Rumi’ye Peygamber değil ama kitabı var. Yani kitap inmiştir diyen adam bu. Alsınlar ellerine bir görsünler. Sofu Beyazid derler, veli de derler. Ama sofulukla alakası yok; iki evlat katili, iki torun katili, iki kardeş katili biri bu adam. Belkide Fatih Sultan için bile bir parmağı vardır… Araştırılması gerek.

Tarihimiz biriktirilmiş yalanlarya, yani Jacob Paşa’ya, Yakup Paşa’ya atarlar. Oysa tarihi veriler hiç onu göstermiyor aksine Yakup Paşa’nın Fatih’i korumak için binbir türlü riske girdiğini ama ona rağmen yinede Sofu Beyazid ; Babasını sapık ve mülhit yani dinden çıkmış niteler. Babasından sonra, babasının yaptırdığı resimlerden dolayı dinden çıktığını düşünüyor, babasının resimlerini bir kısmını pazarda yakıyor, bir kısmını sattırıyor, bir kısmınıda yaktırıyor. Kafa bu zihniyette. Daha bilmediğimiz bir çok şey var benimde yazıcak yazım çok ama… Düşünün Sofusu bu, velisi bu siz düşünün. Onun için aslında bir karartma operasyonu. Nerede böyle birini cilalıyorlar o cilanın altını kaldırmak herkese vaciptir. Pislik akar oradan, birini cilaladıklarını gördüğünüzde kaldırın cilayı sıyırın, altından paslı bir teneke çıktığını göreceksiniz. Böyledir bizim tarihimiz böyledir, dinimiz biriktirilmiş hurafe, tarihimiz biriktirilmiş yalanlardan ibarettir. Ne yazıkki böyle. Ne zaman adam oluruz derseniz? Bunların altını temizleyince adam oluruz, halının altını temizleyince adam oluruz.

Hakkında admin

Bir yorum

  1. emegi gecenlerden Allah razı olsun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top