Anasayfa / Genel / İstediğim Bu Değilmiş Diğerine Bakayım

İstediğim Bu Değilmiş Diğerine Bakayım

İstediğim Bu Değilmiş Diğerine Bakayım

Küçük bir çocuk elimdeki son parayla elma şekeri alayım, der ve bir bakkala gider. Elma şekeri için parası eksiktir ve kapının önünde beklerken üzülür. Elma şekerini çok istiyordur. Bir süre üzgün bekleyince bakkal elma şekerini ona eksik parasına rağmen verir. Çok sevinir. Elma şekerini alır ve iştahla yemeye başlar. Çok lezzetli gelir. Yolda yürümeye devam ederken, karşıdan gelen bir çocuğun elinde pamuk şekeri görür. Ona bakar ve keşke ben de pamuk şekeri alsaydım diye düşünür. Çocuk gözden kaybolduktan sonra elma şekerini yemeye devam eder ama ilk aldığı istek azalmıştır. Biraz yiyince tekrar iştahlanır ve hoşuna gider. Bir süre sonra yolda başka bir çocuk görür ve çikolata yemektedir. Düşünür keşke ben de çikolata alsaydım, der. Ona bakarken elindeki elma şekerini bir süre unutur ve çocuk gittikten sonra elma şekerini daha bir isteksiz yemeye başlar. Ve biraz ilerde gördüğü çocuk dondurma yerken görür ve yine keşke dondurma alsaydım, der ve elma şekerini artık yemek istemez ve poşetine koyar. İlk fırsatta çöpe atmak ister.

Bizler de çoğu zaman bu şekilde isteyerek elde ettiğimiz ya da kolaylıkla elimize geçen şeylerin değerini unuturuz. Elma şekerinin verdiği lezzet de en az bir pamuk şeker ya da çikolata gibi güzelken, biz ona sahibiz, diğerlerine ise sahip değiliz diye, onun lezzetini unuturuz.

Buradaki elma şekeri bizim paramızla aldığımız ve artık bize ait olan helalimizi simgeler. Geri kalanlar ise, bize helal olmayan diğer kadın ve erkekleri simgeler. Helalimiz olacak olan insanı başta çok arzular ve ona sahip olmayı çok isteriz. Ama ona ulaştıktan sonra, değerini bilmek ve gözlerimizi kapatmamız gerekirken sağa sola bakmaya devam edersek, tıpkı bu çocuk gibi elimizdeki ne kadar güzel, iyi de olsa dışarıda bizim olmayan her şey yüzünden ona olan ilgimizi kaybederiz.

Bir âlimin söylediği gibi “Harama bakarsan, helali tat vermez”

Bu hikâyedeki bir çocuk olduğu için yaptığı bize masum gelir. Ama buradaki tavrı değerlendirmeye alınca yanlıştır. Düşünün sizi çok seven ve sizinle evlenmek isteyen biri vardır. Aileniz ise bu evliliği istemez, ısrarla gelir ve sizi ister. Aileniz ve siz en sonunda razı olursunuz. Evlenirsiniz, çok mutludur evliliğinizin ilk zamanları çok güzel geçer. Bir süre sonra artık eşiniz size olan ilgisini kaybeder. Dışarı da, televizyon da ya da başka ortamlarda sağa sola bakmakta ve sizi onlarla kıyaslamaktadır. Zaman geçtikçe size bir yabancı muamelesi yapacak hale gelmektedir.

Siz olsanız böyle bir eşi o çocuk gibi masum görebilir miydiniz?

İstediğim Bu Değilmiş Diğerine Bakayım

İstediğim Bu Değilmiş Diğerine Bakayım

Bu yüzden ister bunu biz yapalım, ister bize yapılsın fark edilmez. Bu çirkin bir davranıştır. Neden sahip olduk diye elimizdeki daha değersiz görülsün? Neden o insanın da hakkına girilsin? Nasıl ki bizler hayaller kuruyor öyle beraberlik seçiyorsak, karşımızdaki kişi de sadakat ve sevgi dolu bir hayatı hayal ederek bizimle olmayı seçmiştir. Nasıl olur da, bu kadar duyarsız davranabiliriz?

Daha sonra da içimizdeki soğuklukla, eşimizin eksiklerini içimizde abarttıkça abartalım. Hatta eşimiz hakkında olumsuz düşünceler edinip, içten içe kendimize onu kötüleyelim. Sonra bunun içinde, ayrıca onu suçlamaya başlayalım. Benim ilgimi kaybetti, bana güzel görünmüyor, diğer kadınlar, diğer erkekler şöyle şöyle o ise böyle değil deyip, yerdikçe yerelim. Bunun asıl sebebinin kendi sadakatsizliğimiz olduğunun farkına dahi varmak istemeyelim…

Bu kadar açgözlü ve bencil bir hale dönüşmemek için, gözlerimize, dillerimize ve kalplerimize sadık olalım. Basit gibi görünen o adımlar tıpkı ayetteki “Yaklaşmayın!” Uyarısında olduğu gibi sonu hüsranlarla bitmeden vazgeçelim.

 

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top