Anasayfa / Genel / Mekke’nin Dünyada ve İslamdaki Önemi

Mekke’nin Dünyada ve İslamdaki Önemi

Mekke’nin Önemi

Mekke’nin Fethi neden ve nasıl olmuştu?

Mekke’nin fethine hazırlanılma sebebi, anlaşmayı bozup, kabilelerden birinin diğer bir kabileye saldırması ve insanların öldürmüş olmaları ve üzerine düşenleri yapmamalarıydı. Bunun üzerine fetih hazırlıkları yapıldı. Peygamberimiz Ocak 630’da (Hicri 8, Ramazan 20) ordusunu 4 kola ayırdı ve ordusuna şu emri verdi:

“Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.”

Peygamberimiz (a.s.) hareket emri verdi ve Fetih Suresi’ni okuyarak Mekke’ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid’in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğindeki küçük bir saldırıyı geri püskürttü. Peygamberimiz (a.s.), Mekke’ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan’a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kâbe’ye yöneldi. İsra Suresi’nin 81. âyetini okuyarak putları birer birer devirdi. Daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kâbe’yi tavaf etti…

Mekke İslam dini açısından değerli olan bir yerdi ve evrenin ilk Yaradılışından kıyamete kadar da bu değeri sürecekti. Allah Kâbe’yi ve bulunduğu şehri Mekke ve Medine civarını dünyanın hatta evrenin merkezi olarak yaratmıştı. Bu merkezi konum hakkında hatta günümüzde bile çeşitli veriler oluşmaktadır. Uzaydan dünyanın net olarak göründüğü yerin Kabe olduğu ve ordan bir ışık meydana geldiğine dair araştırmalar söz konusudur.

Mekke’nin önemi ve özellikleri hakkında çeşitli hadisler vardır, Bunların bazıları şöyledir:

***Ebu Bekre (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
Hz. Peygamber (a.s.) (veda haccında) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki zaman (nesyin kaldırılmasıyla) Allah’ın gökleri ve yerleri yarattığı gündeki ilk şekline dönmüştür. Bir yıl, ay ölçüsü ile on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır ki, üçü arka arkaya gelir. Bunlar Zülkade, Zülhicce, Muharrem ve (dördüncüsü) Mudarın ayı olan Recep’tir. Recep ayı, Cumada ile Şaban ayları arasındadır.” Sonra Hz. Peygamber (a.s.): “Bu bulunduğumuz ay hangisidir?” diye sordu. Bizler: “Allah ve Resulü daha iyi bilir,” dedik. Hz. Peygamber bir süre sessiz kalınca bizler onun bu aya yeni bir isim vereceğini zannettik. Sonra: “Zülhicce ayı değil mi?” buyurdu. Biz: “Evet Zülhicce’dir” dedik. Hz. Peygamber: “Bu bulunduğumuz şehrin adı nedir?” buyurdu. Biz: “Allah ve Resulü daha iyi bilir,” dedik. Hz. Peygamber yine bir süre sessiz kaldı ve biz onun Mekke’ye yeni bir isim vereceğini düşündük. Sonra O: “Mekke değil mi?” diye sordu. Biz: “Evet Mekke’dir” dedik. Hz. Peygamber: “Bu gün hangi gündür?” diye sordu. Biz: “Allah ve Resulü en iyisini bilir,” dedik. Hz. Peygamber yine bir süre sessiz kaldı ve biz onun bu güne yeni bir ad vermesini bekledik. Hz. Peygamber: “Kurban kesim günü değil midir?” buyurdu. Biz: “Evet kurban kesim günüdür Ey Allah’ın Resulü!” dedik. Muhammed daha sonra: “Şu halde iyi biliniz ki, bu şehrin, bu ayın ve bu günün saygınlığı ve yasaklığı gibi; kanlarınız, mallarınız ve namuslarınız da dinen saygın ve birbirinize yasaktır. Emin olun ki siz Rabbinize kavuşacaksınız. O zaman bütün yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz! Ey insanlar! Aklınızı başınıza toplayınız da benden sonra birbirinizin boynunu vuracak şekilde delalete düşmeyin ve küfre geri dönmeyin. Dikkat edin bunları burada bulunanlar, bulunmayanlara duyursun. Zira kendisine bunları ulaştırdığınız bazı kimseler söylediklerimi burada işiten bazılarından daha iyi kavrayıp anlayabilir” dedi ve bundan sonra: “Tebliğ ettim mi?” diye sordu.   Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3179

Veda hutbesinde de bizzati belirttiği üzeri Mekke saygın bir şehirdir. Mekke’nin saygınlığı Yaradılışıyla beraber onun evrendeki ilk evin, Hz Adem’in ilk barınağı, ilk yerleşim yeri olması ve bu şehrin diğer bir özelliğinin de burada kan dökmenin, savaşın haram kılınmasıdır. Mekke ve Medine barışın, huzurun sağlanması gerektiği, Allah’ın evrende kilit nokta olarak yarattığı barış mekanıdır.

 

Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Şurası muhakkak ki, (yeryüzündeki) ilk ev, mübarek olsun ve içinde namaz kılınsın diye Mekke’de inşa edilen Kâ’be’dir” buyurdular.

Ben: ^Sonra hangisi?” diye sordum. “Mescid-i Aksa” buyurdular. Ben: “İkisi arasında ne kadar fark var?” dedim. “Kırk yıl!” buyurdular.” Buhari, Enbiya 8, 40

Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “(Ziyaret için) sadece üç mescide seyahat edilebilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Resûlullah, Mescid-i Aksâ.” Buhari, Fezailu’s-Salat 6

Mescid-i Haram ve Mescid-i Resullulah yine Mekke ve Medine içinde olan iki camidir. Bu camilerin ziyareti teşvik edilmiş ve değerli görülmüştür. Bu da Mescidleriyle beraber o beldenin değerini bir kez daha göz önüne koymaktadır.

İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Fetih günü buyurdular ki: “Fetihten sonra artık hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır. Öyleyse askere çağırıldığınız zaman hemen asker olun!”

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sözlerine şöyle devam etti: “Allah, bu beldeyi semâvat ve arzı yarattığı zaman haram kıldı. Burası, Kıyamete kadar Allah’ın haramıyla haramdır (onu insanlar haram kılmamıştır). Benden önce kimseye orada kıtal helal olmadı. Bana da günün bir müddetinde helal kılındı. Burası Kıyamete kadar Allah’ın haramıyla haramdır. (Allah’a ve ahirete inanan hiçkimseye, orada kan dökmesi helal değildir. Ayrıca) onun dikeni koparılmaz, av(hayvan)ı ürkütülmez, buluntusu da alınmaz (yerinde bırakılır). Ancak ilan edip sahibini arayacak olanlar alabilir. Mekke’nin otu da biçilmez!”

Abbas radıyallahu anh atılarak: “Ey Allah’ın Resûlü! İzhir otu hariç olsun” dedi. Aleyhissalatu vesselam: “İzhir hariç!” buyurdu.”

Buhari, Cezau’s-Sayd 9

Mekke hadiste de geçtiği ve söylediğimiz üzere Allah’ın dininin merkezi olarak başladığı, yayıldığı ve korunan mübarek bir beldedir. Barışın olması zorunlu kılındığı ve Allah’ın bu belde de ölüm, cinayet ve savaşın olmaması gerektiği vurgusunun yapılmasıyla korunmaya alınmıştır. Hatta kıyamet hakkında olan diğer hadislerde bu beldenin özellikle de Kabe çevresinin korunmasının kıyametin fitnelerinden de uzak kalacağı bildirilmiştir. Bir çok sebebiyle beraber tabiki en temel olanı da Allah’ın bizzati o beldeyi ayetlerinde bile belirttiği üzere Mübarek kılması sebebiyle değerlidir ve asla değeri de kaybolmayacaktır. Peygamberimiz de bu sebeple bu belde hakkında şöyle söylemiştir:

İbnu Abbas ra. rivayet etmiştir: “Sen ne hoş beldesin. Seni ne kadar seviyorum! Eğer kavmim beni buradan çıkmaya mecbur etmeseydi, senden başka bir yerde ikâmet etmezdim.”

Tirmizi, Menakıb (3922)

 

Hakkında admin

3 yorum

  1. ne dense boş Allah gormeyenlere nasip etsin,gerceketen denildiği kadar var.Kokusu vede cezbedici mistiğiyle insanın ordan gelesi gelmiyor…….Emeğine sağlık kardeşim…….

  2. Aşk, Kâbe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin
    gözünden dökülen…

  3. Kabenin gerek sosyal gerek coğrafi gerek dünyevi ve ührevi açıdan merkezde olması sebebi ile günümüze ziyaretçisin yoğun olması Allah c.c nun hikmeti biz kullarına bahşettiği nimettir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top